13.10.2017

Yönetmen Koltuğu: Agnieszka Holland

2) Europa Europa (Avrupa Avrupa) – 1990

Holland yine In Darkness’da olduğu gibi gerçekten yaşanmış bir hikâyeye dayanan Holokost filmi ile çıkıyor karşımıza. Fakat bu kez tamamen tek bir karakterin yaşam mücadelesine ortak ediyor bizleri. Filmin başından sonuna kadar tek bir karakter ile bizleri hemhal eden Holland, bu filmiyle açıkçası The Pianist ile çok fazla ortak noktada buluşmaktalar. Zira Polanski ustanın çektiği The Pianist’te de tıpkı Europa Europa’da olduğu gibi soykırımdan kaçmaya çalışırken bana kalırsa insanlığından, değerlerinden vazgeçen karakterlerle bizleri tanıştırır. Lakin gerçekten var olmuş bir karakter olan Solomon özdeşlik kurma konusunda benim açımdan çok daha imkânsız bir karakter. Hatta hiç kuşku duymadan bir anti-kahraman olduğunu bile söyleyebilirim. Zira hayatta kalabilmek adına tüm benliğinden vazgeçip, katledilen insanları düşünmeden hayatına devam edip bir de zevk ve sefaya düşmesi fazlasıyla sinir bozucu.

Tabii peşine takıldığımız karakter ile ne kadar özdeşlik kuramasak da Holland’ın hikâye anlatmaktaki kusursuzluğu, kamera kullanımının hikâye anlatımına olan büyük katkısı, geniş açı kadrajların ihtişamı, birçok noktada biz seyircileri röntgenci yerine koyan açıları büyüleyici elbette. Ama filmdeki en kusursuz tercih kameranın verdiği görüntüler ile dile getirlenlerin tam bir zıtlık içermesi: Holland, bu tercihi ile eleştiri oklarını yönlendirmek istediği hedefini çok daha açık belli etmiş oluyor. Bir de tüm bu ustalıklı tercihlerinin yanında Holland’ın sağlı sollu İkinci Dünya Savaşı dönemindeki tüm dünya liderlerine veryansın etmesi de cabası.