19.07.2017

Yönetmen Koltuğu: Jacques Tati

5) Jour de fête (Bayram Günü) – 1949

1949 yapımı kısa metraj L’école des facteurs’dan referanslar taşıyan Jour de fête, Tati’nin filmografisinin ilk uzun metrajı. Henüz Mösyö Hulot karakterinin doğmadığı bu filmde elbette başrolde yine Tati’nin ta kendisi var. Mösyö Hulot karakterinin nüvelerini her ne kadar köyün postacısında görsek de daha çok hareketleri ve mimikleriyle Charlie Chaplin’in Şarlo tiplemesi ya da Baston Keaton’un hayat verdiği karakterler ile benzerlik taşır. Hızlı hareketleri –ki film ilerledikçe bu hızlılık gittikçe artacak- komiklikleri böyle bir tespitin dayanakları elbette. Chaplin ve Keaton ile özdeşleşen slapstick hareketleri, Tati’nin bisiklet kullanmasıyla da muhteşem bir bütünlük yakalar.

Karakterimizin postacılık yaptığı köyü, milli bir bayramın hazırlıkları sürerken tanımaya başlarız. Mutlu mesut yaşayan, kendi halinde olan köylüler de köyün hali de fazlasıyla sevimli ve huzur verici bir etkiye sahiptir. Bu şirin mi şirin köyün içerisinde bisikletiyle, hınzırlıklar yaparak postaları dağıtan karakterimiz, her birimizin yüzünde bazen tebessüm bazen de kahkahaya yol açacak hareketlerle şovunu icra eder. Lakin köydeki bayram kutlamaları amacıyla gelen Amerikalı film, tüm düzeni belki de geri dönülmez bir şekilde değiştirir. Postacının ufak sakarlıkları nedeniyle yaşanan aksilikler, her şeyi kaosa sürükleyecek aksaklıklara evrilir.

Titiz ve Ayrıntıcı Bir Yönetmen İşi

Tati kırsalda çektiği ilk ve tek filmi olan Jour de fête ile kentlerle sınırlı kalmayan, kırsala bile el uzatan Amerikan kültürüne olan ilk eleştirisini dile getirmekte gecikmez. Daha sonra yavaş yavaş şehre geçiş yapan Tati, kırılmayı önce daha küçük ölçekliden başlayarak göstermiş olur böylece. Tati’nin hem siyah-beyaz hem de renkli çektiği filmin, ne yazık ki onun istediği gibi renkli halinin gösterilemediğini ancak yıllar sonra siyah-beyaz halinin elle boyanarak renkli hale kavuştuğunu belirtmek isterim. Zira Tati’nin filmi renkli olarak izletmeyi çok istediği söylenir. Ayrıca kısa filmindeki sahnelerin bire bir aynısını kullanmasına rağmen bu sahneleri tekrar çekmesi de onun ne kadar titiz ve ayrıntıcı bir yönetmen olduğunun kanıtıdır hiç kuşkusuz.