16.05.2016

2015’in Gözden Kaçan Filmleri

Murat Dural

London Road

Filmekimi’nde izleme şansı bulduğum London Road, özellikle biçimsel anlamda festivalin en etkileyici filmlerindendi. Filmin yapımcısı BBC’nin belgesel ile kurmaca, ‘bilimsel’ ile ‘eğlenceli’ arasında denge kuran yapımlarındandı benim için.  Haber dilinin müzikal sahnelere yedirilmesiyle 2006’da İngiltere’nin Ipswich bölgesinde yaşanan kadın cinayetlerinin peşinden koşan film, gerçek kayıtlardaki söylenenlerin hiçbir şekilde dışına çıkmamış. Özenli kareografiler oluşturulmuş, öykünün ilerleyen kısımlarında sıcak renklere ağırlık veren görüntü yönetimi de anlatımı güçlendirmiş. Tiyatro yönetmenliğinden gelme Rufis Norris’in elinden çıkma yapımda oyuncu yönetiminin başarılı olduğu ve Lobster’da ‘otel müdüresi’ olarak izlediğimiz Olivia Colman’ın filmi sürüklediği söylenebilir.

While We’re Young

Bu filmin gözden kaçması olağan karşılanmalı, çünkü Görevimiz Tehlike 5, Victoria, Yeni Kız Arkadaşım filmlerinin vizyona girdiği 31 Temmuz’da sinemalara geldi. Noah Baumbach’ın yazdığı ve yönettiği yapımda deneyimli-idealist ve genç-pragmatist iki kutbu Ben Stiller ve Adam Driver inandırıcı ve keyifli bir şekilde temsil ediyor. Yıllardır üzerine çalıştığı belgeseli bir türlü bitiremeyen ve bu belgesel üzerinden yaşamının anlamlılığını sorgulayan Josh (Ben Stiller) ismindeki baş karakterimiz, Baumbach’ın ‘uyumsuz’ karakterlerinden.

1001 Gram (1001 Grams)

Vizyona girmeyen 1001 Gram !f 2015 seçkisinde yer almıştı. Ben Hamer yönetmenliğindeki film, İskandinav sinemasından aşina olduğumuz gibi rutinliğe, kesinliğin belirleyiciliğine karşı çıkıyor. Mesleği Norveç’in kilogram prototipini uluslararası anlamda kabul ettirmek olan ve hayatının dengesini pozitif bilimlerin ölçülülüğüne göre kuran Marie’nin değişimi ilgi çekici. Nizami bir sıkıcılıkta düzenlenmiş olan şehirlerin genel plan çekimleri, dar alandaki kadrajlarla birleştiğinde anlam görselleşiyor;  doğadaki özgür kuş seslerinin vurgulanmasıyla beraber mesaj somutlaşıyor. Filmdeki “En ağır yük, taşıyacak bir yükünün olmamasıdır” repliği, sade bir varoluşsal mesaj taşıyor. Filmin en yoğun mesajını taşıyan cümleler ise uluslararası kalibrasyon konferansında siyahi temsilcinin anlattıklarından ortaya çıkıyor: Asıl denge, siyaset, kültür ve felsefe arasındaki dengede aranmalı…