16.05.2016
2015’in Gözden Kaçan Filmleri
Onur Kırşavoğlu
La Famille Belier
İstanbul Film Festivali’nde izleme şansı bulduğumuz ve daha sonra gösterim şansı da bulan yapım komedi ile dramı çok iyi harmanlayan filmlerden biri. Sağır ve dilsiz olan ailesinin bütün yükünü çeken ama hayallerinin peşinden de gitmek isteyen Paula’nın hikayesi ajitasyona hiç bulaşmadan duygusal anlamda etkilemeyi başardığı gibi, abartmadan, yapmacık durmadan da zeki espriler ile güldürmeyi başarıyor. Fransa’nın daha evvel The Intouchables’da da yaptığı gibi biraz hüzünlendirse de sonunda seyircinin iyi hissedeceği bir film.
White God
Filmekimi 2014’te İstanbul seyircisi ile buluşan ve Ocak 2015’te genel gösterime de giren film, insanların içindeki şiddetin temelleri konusunda harika doneler barındırıyor ve bunu yaparken üslubunu oldukça sert kullanıyor. Hem insan hem hayvanların içindeki şiddetin yanlış eğitimle ve kötü yönlendirilmeyle nerelere varabileceği ve ne denli zarar verebileceği üzerine bir ağıt niteliği de taşıyan White God, unutulmaz sahneleri ve etkileyici finali ile çok daha fazlasını hak ediyor.
Durak
İstanbul Film Festivali’nin sürprizlerinden olan ve DVD satışı da ülkemizde başlamış olan Durak filmi, en keskin şekli ile sistemin çürümüşlüğü ve kendi içindeki pisliğini gün yüzüne çıkaran bir film. Çökmek üzere olan bir bina üzerinden insanların hayatını hiçe sayan bürokrasi ve temiz insanlar arasında gidip gelen bir film, insanların iki yüzlülüğü ve çıkarları için yapacakları her türlü kötülüğü de lafı hiç dolandırmadan anlatmakta. İleride çok daha fazla anılacağını düşündüğüm Durak, kaçırılmaması gereken bir yapım.
