01.08.2018

Yönetmen Koltuğu: Jean-Pierre Melville

Bob le Flambeur (1955, Kumarbaz Bob)

Melville’i nasıl bilirsiniz? Yalnız adamların anlatıcısı, trençkotların ve silahların efendisi… İşte tüm bunların temelinin en iyi şekilde atıldığı filmidir Bob le Flambeur. Adını başroldeki Bob karakterinden alan film, Roger Duchesne’nin ikonografik kullanımıyla da sinema tarihine unutulmaz bir kumarbaz kimliği kazandırır. 

Bob, suç filmlerinin ve suçluların genel tercihlerine uyan bir karakterdir ancak öylesine derin işlenmiştir ki Melville suç filmleri janrı içinde karakter yaratmayı başarabilmiştir. Yaşı oldukça ilerlemiş olan “yaşlı kurt” ardından “olası” gelecek arkadaş mirası bir genç ve güzeller güzeli bir kız. Gerçi kadının motif olmaktan öteye geçemediği suç filmleri janrında Melville açısından da değişen bir şey yoktur, kadın yine ikincil dereceden ama filmi daha çok olumsuz açıdan etkileyecek dönemeçlerde yer alır.

Melville filmlerinin alamet-i farikası olan dış ses kullanımı Bob le Flambeur’un da vazgeçilmezidir. “Tuhaf hikâyemiz işte burada, Montmartre’da başlar. Gece ile gündüzün birbirine karıştığı saatlerde, şafağın ilk ışıklarında, Montmartre, bir yanıyla cenneti, bir yanıyla cehennemi andırırken, gecenin izleri gitgide silinip, insanlar caddeleri doldurmaya başlarken, bu temizlikçi bayan gibi çalışanlar işlerine yetişmeye çabalarken ve bu genç kızımız gibi aylaklar biraz daha eğlence ararken… Gelin, şimdi de Bob’la tanışalım. Kumarbaz Bob’la. İhtiyar bir delikanlı, efsanevi bir suçluyla…” diyen dış sesin girişiyle Bob ve yanındakileri tanımaya başlarız.

Film, “son bir kumar, son bir soygun” hikâyesidir ve tabii ki hep bu “son” işlere uygun olacak bir trajediyi içinde barındırır ancak Melville filmlerinin o son işe gidecek olan yapı taşlarını nasıl döşediği, hikâyeyi nasıl kurguladığıdır önemli olan. Yani aksiyondan ziyade tahkiye unsurları ağır basar Melville sinemasında. En hızlı sahnede bile yakalanan her açı, hikâyeye hizmet eder durumdadır. Bob le Flambeur; Le Cercle Rouge, Le Doulos, Le Douxiéme Souffle, Le Samouraï gibi “erkek” dünyasına açılan kapıların titizlikle aralandığı ve örüldüğü filmlerin habercisi olarak da önemli bir filmdir.